DÜNYA DİLE GELSEYDİ EĞER...

Doğrusunu söylemek gerekirse, 2020 yılı gerek ülkemiz için gerekse Dünya için güzel bir başlangıç yapmadı; hatta bununla da kalmayıp çoğumuzun şu ilk üç ayda yaşadıklarını bir yıl yaşamışçasına hissettirdi ve hissettirmeye devam ediyor…

Ülkemizin sınırında yaşanan olayları siyasi yönüyle değerlendirmekten ziyade kendini, kişisel olarak yetiştirmeye adamış bir hukukçu adayı olarak sınır kapılarına dayanmış; yaşamak için hayata biraz daha fazla tutunabilmek için sözde insancıl Avrupa Ülkelerine yalvaran ve ülkelerine sığınabilmek için bir umut bekleyen hatta beklemeyen çünkü; beklemelerine de izin verilmeyen aksine onların zaten içinde var olan acıyı daha da arttırmak için her türlü şiddet aracına başvuran dolayısıyla da bu çirkin şiddetin mağduru olan sığınmacıları korumak ve kollamak için belki seslerinin duyulmasına biraz da olsa yardımcı olabilirim diye bu yazıyı kaleme almaya karar vermiş bulunuyorum.

O kadar acı ki bu durumu şu an konuşuyor olmak…Çünkü : Tam bir hukuk dramı yaşanıyor… Bu zavallı insanların insan yerine bile konulmadığı bir dönemden geçiyoruz halbuki onların haklarını koruyan ve kollayan onca Sözleşme varken. Göç yolunda başına neler gelebileceğini hiç bilmeyen belki bilse Dünyaya dahi gelmek istemeyecek olan bebeklerin doğumuna şahit oluyoruz. Yunan polislerin çirkin zulmüne uğrayan anlara tanıklık ediyoruz.Tek isteği rahat nefes alabileceği , ölüm korkusu olmadan yaşayabileceği bir yer olan her yaştaki insanın çilesine şahit oluyoruz.. Ve ben gerçekten bu kadar çok sözde Hukuk Devletlerinin içinde ‘hukukun yerle bir olduğu , üstüne üstlük birçok devletin de üstünden kamyonla ezip geçtiği ‘ bir dönemin içinde olduğum için utanıyorum.

Hani nerede AİHS ? İşkence Yasağı? “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz ?” , İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi m.14 “Herkes, zulüm karşısında başka ülkelerde sığınma talebinde bulunma ve sığınma hakkından yararlanma hakkına sahiptir.” Bırakın sığınma haklarından yararlanmayı bu insanlara ‘insan’ olarak bile bakılmıyor ; kimse kusura bakmasın ama onlarda vatanlarından , yurtlarından ayrılıp başka bir ülkeye kendilerini kabul ettirmek için kendilerini feda etmeye bayılmıyorlar !

Aslında bu insanların bir vatanı yok..Her ne kadar onlara ‘mülteci , ‘sığınmacı’ gibi statüler yüklense de onlar aslında ‘vatansız kişiler’.Dönmek isteseler dönebilecekleri bir yer yok , kalmak isteseler kalabilecekleri kendilerine kapı açan bir yer yok.Her ne kadar tüm Avrupa ülkeleri tarafından imzalanmamış olsa da 1954 tarihli Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşmede; vatansız kişilere seyehat özgürlüğü, serbest çalışma, mahkemelerde taraf olma, dernek hakkı gibi birçok hak verilmiştir. Tüm bunların üstüne o insanlara yapılan bu muamelenin sorumlusu devletlerin işlediği suç savaş suçu olmuyor da ne oluyor? İşte tam da bu durumda onların durumlarını özetleyen bu söz olayların ne kadar içler acısı bir hal aldığını bizlere gösteriyor :”Mülteciler “anayurtlarından ayrıldıklarında artık yurtsuzdular; devletlerini bıraktıklarında artık devletsizdiler; insan haklarından yoksun bırakıldıklarında artık haksızdılar; yeryüzünün posasıydılar” (aktaran Şanlı, 2004, s.8 ).

Herhangi bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olmayan insanların hem vatandaşlık haklarından hem de insan haklarından mahrum oldukları ne yazık ki görünen bir gerçek. Ulus-devlet anlayışı o kadar baskın ki, insanların sadece insan oldukları için sahip oldukları haklar bile insan oldukları için değil, vatandaş oldukları için sahip oldukları haklar tanımını almıştır. Mülteci statüsündeki insanların insan haklarından bahsetmek ise bu tarihsel kavrayış içinde neredeyse mümkün değildir; zira vatandaş olmak ile insan olmak arasında kurulan bağ doğal olarak şunu üretmektedir: Vatandaş olamayan insan da olamaz.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi , aslında en başından beri ‘Üzgünüz biz sadece Avrupa vatandaşlarını koruyoruz , diğerleri umrumuzda bile değil…ne zulme uğrayan temiz havaya muhtaç ve yalnızca yaşamak isteyen insanlar mı ? Maalesef…Pek ilgi alanımıza girmiyor.’ diyor ve şunu da ekliyor :

Tekrar deneyiniz…

2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör