Kelimelerin Gücü




İnsanoğlu ne kadar karmaşıksa ağzından çıkan her bir kelime de bu karmaşıklığın cabası. Çoğu kelime öyle büyülü ve güçlü ki söylenmesi çok kolay ama çözülmesi bir o kadar zor. Seçtiğin bir kelime ile şaşırtabilir, üzebilir, incitebilir, sevindirebilir veya sessizliğe terk edebilirsin. İnsanoğlunun en önemli silahı belki de kelimeler. Birine kızdın mı egoların devreye girer ve anında ego kelimelerini seçersin, amaç karşındaki kişiye acı vermek o an için üzmektir. Sonrasını düşünemezsin, kelimeler o an ağzından dökülecektir, kızgın olan silahını kullanacaksındır. Veya tam tersi o an mutluluğunu paylaştığın veya gülüp eğlendiğin insana da pozitif kelimeler seçip, egonu devre dışına bırakacaksındır.


Bazen öyle kelimeler vardır ki anında unutulur çünkü siliktir, sohbet havasında seçilmiş, havadan sudandır. Ve bazen de öyle kelimeler vardır ki ömürlüktür. Her daim seninle yaşayacaktır, öfke de sevgi de olsa her duygunun önüne geçecektir. Yaşadığın şeyleri unutabilirsin ama söylenenleri asla diye bir söz vardır hep tıpkı öyle işte. Bir gün her şeyi iyi kötü, az çok unutacak olsan da o büyülü ve çözülmesi zor kelimeler ebediyen seninle kalacaktır. Çoğu insan zaten bunları bilir fakat uygulayamaz çünkü kullanacak bir sürü silahı vardır kullanmak ister, üzmek üzülmek, mutlu etmek, mutlu ettirmek ister. En çok da egolarına yenik düşer, bastıramaz sinirini veya mutluluğunu bunları ifade edecek sihirli kelime ister. İsteyince de bulursun zaten. Sen hayattan ne kadar veya neyi istersen hayatta sana o kadarını ve onu verecektir, sadece istemesini biliyorsan, doğru kelimeleri seçebiliyorsan kelimeler bir anlam kazanır.


Kendini tanıdığın an egolarını az çok kontrol etmesini öğrenirsin. Bağırmak çağırmak veya sitem etmek yerine empatiyi keşfedersin. Suçlamazsın karşındakini en sinirli olduğun ve dayanamadığın anda bile çünkü bilirsin ki o henüz senin keşfettiğin şeyi keşfedememiştir, o henüz kendini tanımamıştır, o henüz kelimelerin büyüsüyle tanışmamıştır. İşte bu yüzden onu suçlayamazsın. Bırakıverirsin konuşsun, bağırsın veya kalbini kırabildiği kadar kırsın. Sen susacaksındır yine. Hem onu anlayabildiğinden susacaksın hem de hayatın göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini bildiğin için. Bazen zor olacaktır tabii, empati kurmayı öğrenirken çuvallayacaksın, dayanamadığın ve pes ediyorum dediğin anlar olacak ama bırakma, bırakma ki sevebiliyorsan sevebildiğin sürece sev, değer veriyorsan karşındaki kişi tüm silahlarını sana karşı takınıp tükenene kadar ona değer ver ve tüm bu zorlukları geçip empati kurmayı öğrenebildiğin zaman kaybetmekten korkma çünkü korkuyorsan karşındaki kişi hala sana karşı silahlarını takınıyor demektir. Ne zaman ki takınmaz o zaman korkmazsın çünkü kaybetmekten. Sana karşı silahsız olan bir kişi veya kişilerle arkadaşlığı da yaşarsın en saf aşkı da. Kelimeler daha anlamlı dökülür dudaklarından, dediğin her bir kelimenin anlamı olduğunu ve de büyülü olduğunu bilirsiniz ikinizde.


Sahiplenirsiniz o kelimeleri tıpkı vazgeçemediğiniz bedeniniz gibi, anlarsınız birbirinizi kelimeleriniz daha dökülmeden dudaklarınızdan. Kelimeleri çözüp kontrol edene kadar bekle, bekle ki sonunda değdi diyebil, bekle ki silahsız takınan bir insanoğlu bulabil ve yaşın kaç olursa olsun hayal etmesini bil ki kelimelerinde hayal ettiklerin kadar renkli ve anlamlı olsun. Hayal edebiliyorsan, kelimelerin gücüne inanabilmiş ve kontrol gücüne artık sahipsen de senin gibi sahip olan bir başkasını bırakma, bırakma ki bunca çabana değsin, yoksa yine çuvallar başa dönersin. Oysa hayat bulunca kaybetmek için bir o kadar hızlı ve kısadır. Öğren ki empatinin de bir anlamı olsun, sevginin de hatta içindeki iyi kötü öfkenin de…



1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

VAROLMA SAKIN