Tebessümde Saklanan Sebepler


Etrafında onca şey olurken bazen bir tebessümdür unutulan bazen ise görmeyi beceremediğinden hayatında da arayamadığın pırıl pırıl parlayan iki çift göz. Bazen de dudaklarının arasına sıkışmış döküleceği anı sabırsızlıkla bekleyen kelimelerdir tutunmak ve bırakılmak istenmeyen.


Kimi zaman sıradan gibi gözüken şeyler kimi bakmayı bilen gözlerle, kimi dudakların arasından süzülen kelimelerle kimi de sıcak bir gülümsemeyle anlam kazanır. Bazen hiç olmadık hiç beklenmedik anda yakalar seni, en hazırlıksız olduğun zaman en tebessüm ettiğin an olurken en karmaşık duygular yaşadığın an da en çok doğru kelimeleri birbirine getirdiğine şahit olduğun an olur.


Belki de karışıklıktır bu duyguları harmanlayan ve seni kelimelere yönelten ve de en önemlisi seni sorgulatmaya iten ve de seni yalnızlaştıran. Sorgulamaya başladığın an sorguladığın kişinin sen olduğunu anladığında ürkersin çünkü, başkalarını sorgulamaya alışmış kendini sorgulamaktan uzaklaşmışsındır hatta daha da karışığı kendini sorgulayamadığın için başkalarını da sorgulamaktan aciz kaldığını anladığın zamanki durgunluğundur.


Kendine kızmaya başladığın an sorgulamanın temellerini atmışsındır aslında. Kıza kıza belki de kafana vura vura ucu olmayan bir kuyuya doğru gidiyorsundur. O andan itibaren sorgulamayı bırakıp kuyuda kaybolmakta senin elinde kuyunun içinde bir aydınlık yol bulmakta. Kendini sorgularken kuyuda kaybolmaktan beter bir şey varsa eğer o da hayatın boyunca sorgulayamayıp kuyuda boğulmaktır. Çırpınsan da başkaları duymaz çünkü, çırpınsan da sadece sen ve sorgulayamadıkların vardır o an, çırpınsan da duyuramadıkların yankılanır ancak, çırpınsan da söylenememişler ve tebessüm edilememişler bırakılmıştır arkanda…


Kuyuda kaybolmak sorgulmaya doğru atılmış ilk adımdır aslında. Yıllardır kaybolan kendini aradığın o an, bulmak için kalbinin sesini dinleyeceğin ve sadece kendi doğrularına doğru bir seçim yapmanı sağlayacak düşüncelerin olacaktır sana rotanı çizdiren. Kaybolduğun an her şeyden habersiz olan sen bulmaya başladığın an korkarsın, korkmalısın da zaten kolay değil çünkü, düşünsene yıllardır paslanmış şeyler önüne engel gibi çıkacak, yıllardır kaçtığın patikalar senin hayatın boyunca bırakamadığın yollar olacak ,yıllardır arkanı döndüğün kapılar senin kilitleyip atamadığın anlar yaratacak…


Sorgulamaktan yorulmadığın ama sorgularken kendinden emin olduğun o an başkalarını da sorgulamaktan çekinmediğin o an olacak. Çekinmeyeceksin çünkü onun da kendini sorgulayıp sorgulamadığını bir bakışıyla algılayacaksın. Bazen dudaklarında sıkışmış iki üç kelime kendini el verecek sorgulayamadığına dair bazen de kendi gibi olmaya çalışırken herkes olmaya başladığı o an bazen de tebbessümünde sıkışan ve çırpınan gamzeler…


Oysa sen kendini bulduğunda göreceksin ki sevgi de nefrette benzer duygular kara da beyaz da birbirinden beslenen renkler, gülümsemek de ağlamak da anlık tepkiler, seçmek de seçmemek de her gün değişen şeyler. Tek değişmeyenin sorgulamak her sorgulananın ise değişen benzerlikler,farklılıklar ve seçenekler olduğunu anladığın an tebessümünde saklanan sebeplerin azat edildiği o an olacak.


Bırak, kendi tebessümün özgür olsun ki farklı tebessümlere karşılık vermesini bil. Bırak da hayatta en sevdiğini hatta ve hatta elini kolunu bacağını kaybettiğin gün sorgulamaktan yorulmayan ve sorguladıkça başkalarına da ilham veren tebessümün seninle kalsın.

Kuyudan çıkar yolu bulup tebessümünü kurtarmak sana bağlıysa eğer tebessümünü yayıp kuyuda boğulan diğer insanları da kazandırmak en büyük tebessümün olsun.

3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

VAROLMA SAKIN