Yurt Dışından Gelen Kitlesel Akının Hukuki Değerlendirmesi

Vatandaşlık, kişiler için haklar ve yükümlülükler yaratan bir hukuki statüdür. Aynı haklara ve yükümlülüklere sahip olan kişiler bir araya gelerek kendi siyasi birliklerini oluştururlar.

Suriyedeki iç savaş nedeniyle 2011'de başlayan kitlesel göç hareketleri ülkemizde başta vatandaşlık olmak üzere pek çok tartışmayı beraberinde getirmiştir. Suriyelilerin vatandaşlık için başvuruda bulunarak vatandaşlık kazanmaları mümkün değildir ancak bunun pek çok istisnası vardır. Örneğin Suriyeliler, ülkemizde yatırım yoluyla vatandaşlık kazanabilmektedir. Bunun şartları 106 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda belirtilmiştir.

Bununla beraber Türkiye'de doğup vatansız statüde olan çocukların Türk Vatandaşı olacağı 5901 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda Türkiye'de doğan Suriyeli bebeklerin vatansız olarak değerlendirilip değerlendirilmemesi Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Hukuku'na göre belirlenecektir. İç İşleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada 2019 yılına kadar Türkiye'de doğan Suriyeli bebek sayısının 450 bin civarında olduğu ve 57 bin çocuğa vatandaşlık verildiği belirtilmiştir.

Suriyelilerin ülkemizdeki hukuki statüsü mültecilik değildir. Zira 1951 Cenevre Sözleşmesi'ndeki coğrafi sınırlamayı kabul ettiğimiz için Suriye'den veya Afganistan'dan gelenlere mülteci statüsünü veremiyoruz. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında Türkiye, mülteci statüsünü Avrupa'dan gelen kişilere vermektedir. Suriyelilerin tabi olduğu statü, geçici korumadır. Geçici koruma statüsünün verileceği durumlarda kitlesel bir akın söz konusudur ve koruma gerektiren vaziyetin sona ermesi ile geçici koruma altındakiler, uygun koşulların sağlanmasıyla birlikte güvenli bir şekilde ülkelerine ulaştırılırlar.

Uygulamada göç politikalarımız bakımından her ne kadar yanlış adımlar atılsa da ilgili mevzuat ve kanunlarımız bu konuda açıktır. Anayasamızın 5. maddesi gereği devlet, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamakla ve kamu barışını korumakla yükümlüdür. Henüz Suriye'den gelen göçmenlerin sayısını ve kimlerden oluştuğunu tespit edemezken Afganistan'dan gelen yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya olmamız, ülkemizin huzur ve refahı adına ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Göç politikalarımızı, ilgili kanun ve mevzuatlarımız kapsamında gözden geçirerek hukuk devleti ilkesi gerekliliklerine uyan adımlar atmak ülkemiz ve geleceğimiz adına son derece önemlidir.


44 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör